|
SON DAKİKA
Baykal’la dondurma yemek suç mu?
Barış YARKADAŞ baris@gercekgundem.com
Geride bıraktığımız günlerde bu köşede kaleme aldığım “Kılıçdaroğlu şantaja sessiz kalmamalıydı” başlıklı yazının yankıları sürüyor. O yazıda, dostum Gürsel Tekin ile –hayatımda sadece bir kez konuştuğum- Ankara Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar’a atılan iftiraya ilişkin görüşlerimi ortaya koymuştum. Yazıda, CHP Genel Merkezi’nin, varlığıyla yokluğu henüz belli olmayan bir “ses kasedi” üzerinden başlatılmak istenen lince karşı tavır alması gerektiğini belirtmiştim.
GÜNAYDIN’IN AÇIKLAMASI Neyse ki; CHP’de hala sağduyulu insanlar var. Bu isimlerden biri de –hayatımda tek bir kez bile konuşmadığım- Gökhan Günaydın… Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın, dün yaptığı açıklamada, CHP Ankara eski İl Başkanı Tarık Şengül'ün "rant iddiaları"na ilişkin genel merkeze belge sunduğu ve bunların arasında bir de "ses kaydı olduğu"na ilişkin iddialara sert çıktı. Günaydın şöyle konuştu: "CHP, yasadışı dinleme ve kayıtlara savaş açan bir partidir. Yasadışı yollarla elde edilen hiçbir ses kaydını ne dinleriz, ne de işleme koyarız. Dolayısıyla yasadışı olarak elde edildiği söylenen ses kaydını işleme alacağımız delil olarak kullanacağımıza ilişkin haberlerin aslı astarı yoktur." TEKİN YENİ SALDIRILARA HAZIRLIKLI OLSUN Böylece, CHP Genel Merkezi’nin Tekin ve Yaşar’a yönelik olarak başlatılan ve AKP MEDYASI İLE İŞBİRLİĞİ halinde sürdürülen “linç kampanyası”nın “ilk perdesi” kapanmış oldu. Ancak Tekin ve Fethi Yaşar’a yönelik saldırılar durmayacak. Yeni Şafak’tan istediği randımanı alamayanlar, devreye yine “eski dostlar”ı sokacak. Önümüzdeki günlerde, Gürsel Tekin’e ilişkin yeni bir “linç kampanyası” başlatılacak. Bu kez, oyuncular ve aktörler değiştirilecek. Çünkü; CHP Genel Merkezi içinde yuvalanmış bazı kişiler, Yeni Şafak, Star ve Zaman’a servis yaparken deşifre oldular… Medyaya servis yaparken iz bıraktılar… Anlayacağınız, CHP’de önümüzdeki günlerde yine fırtınalar esecek… Tekin, bildiğim kadarıyla, partisinin kuruluşunun yıl dönümüne gölge düşmesin diye şimdilik susuyor… Öyle ki; Gürsel Tekin, dün Gerçek Gündem’in yazdığı ve kendisinin de oradan öğrendiği (buna, haberi sitemizden okuyarak öğrendiğine Milletvekili Mahmut Tanal da şahittir) “kumpas haberi”ne bile ses çıkarmadı. İzmir’de toplanan PM’nin gündemi değişmesin ve medyaya malzeme çıkmasın diye, susmayı tercih etti… CHP’Yİ SARSAN HABER! Haberi biliyorsunuz, CHP’nin bir Genel Başkan Yardımcısı, hukukçu bir Parti Meclisi üyesini arıyor ve “Gürsel Tekin’le ilgili araştırma yaptık. Rant iddialarından bir şey çıkaramadık” diyor. Ardından da “Acaba siz, yarın İzmir’deki PM’de dilek ve temenniler kısmında en azından Tekin’in durumunu gündeme getirebilir misiniz?” ifadesini kullanıyor. Buradaki amaç; rant iddialarına ilişkin somut bir kanıt bulamadıkları Tekin’i PM’de tartıştırtarak, Yeni Şafak, Zaman, Star ve diğer medyaya malzeme vererek, “Tekin’e ilişkin rant iddiaları PM’de tartışma yarattı” dedirtmek… Neyse ki; PM’de herkesin saygı ve sevgisini kazanmış olan hukukçu üye, bu çirkin tezgaha düşmüyor ve “ahlaksız teklif”i reddederek, oyunu bozuyor. Üstelik, kendisine yapılan bu çirkin teklifi hazmedemediği için, PM’ye de katılmıyor… PM OLMAYINCA YENİ ŞAFAK, STAR VE SABAH… Tabii bu tavırda, ”danıştığı” eski bir yöneticinin yaptığı uyarının katkısını da yadsımamak gerek… PM üyesinin, oyunu bozmasıyla birlikte, Gürsel Tekin için “hazırlanan” ve servise sunulan Yeni Şafak, Star ve Sabah’ın “psikolojik zemin hazırlamaya ilişkin” haberleri de çöpe atılmış oluyor. Şimdi; özellikle Yeni Şafak’a düşen, günlerden bu yana yazdığı haberinin kaynağını açıklamaktır. Gazeteciliğin temel kurallarından biri, yazdığınız bir haber doğru çıkmazsa, kaynağını deşifre etmektir… Böylece, hem kaynaklar bir daha hiçbir gazeteciyi yanıltmaya cesaret edemez, hem de okurunuza saygının gereği yerine getirilmiş olur… “Gürsel Tekin’in ipi İzmir’deki PM’de çekilecek” diyen Yeni Şafak, şimdi bunu yapmak zorunda… Çünkü; dünkü PM’de Tekin’e ilişkin hiçbir şey konuşulmadı… Tıpkı bir önceki gün yapılan MYK’da olduğu gibi… Eğer, Yeni Şafak’ın gazetecilik diye bir derdi varsa, mesleğin kuralına da uymak zorunda…”MYK’da para kavgası” haberi ne kadar doğruysa, Yeni Şafak’ın “Tekin’in ipi çekilecek” haberi de o denli gerçek! HANİ 8 EYLÜL’DE İPİ ÇEKİLİYORDU? Kuşkusuz; Yeni Şafak,”Gürsel Tekin’in 8 Eylül’de ipi çekilecek” haberini oturduğu yerden uydurmadı. Gazetenin muhabiri Yusuf Çelebi’ye bu haber Ağustos ayının son günlerinde genel merkezde medyayla ilişkileri iyi olan bir isim tarafından servis edildi. Muhabire de “Bir Ankara Milletvekili’ne (adı bende saklı-bn) PM’de Tekin için önerge verdirteceğiz, siz haberi yapın, gerisi kolay” denildi. Yeni Şafak meselesi halledildikten sonra, bir Ankara Milletvekili’ne teklif götürüldü. Merkez sağdan gelen Ankara Milletvekili, “Ne siz bunu benimle konuştunuz, ne de ben sizi duydum, bir daha böyle şeylerle beni meşgul etmeyin” diye kızdı ve tepki gösterdi. Tüm bunlar olurken, ben de Antalya’nın keyfini çıkarıyor, gelişmeleri de “uzaktan izliyor”dum. Ama gelişmelerden “anında” da haberdar oluyordum. Yeni Şafak’la irtibata geçildiği ve haberin garanti altına alındığı gün, telefonum çaldı. Genel Merkez’deki bazı kişilere yakın olan “ses” eskiye dayanan arkadaşlığımızın da verdiği samimiyetle, “Kendine artık CHP’de başka bir arkadaş bul” dedi. “Hayırdır, gene hangi tezgahların içindesiniz, gene kime pusu kuruyorsunuz?” deyince, “Gürsel Tekin bitti, bu gece bitti… Parti Meclisi’nde disipline verilmesi için hazırlık yaptırılıyor. İpi çekilecek. Milletvekilliği bile elinden alınacak” dedi. Bu durumdan çok keyif aldığı belli olan eski arkadaşıma, “İyi hayırlı olsun. Ama hesap hatası yapmayın. Gürsel Tekin, Mehmet Sevigen değil, Sevigen’e yaptıklarını Gürsel Tekin’e yapamazlar” cevabını verdim. “TEKİN’E DİSİPLİN YOLU” HABERİ İÇİN NE DEDİ? Sabah saatlerinde ise bu konuşmadan sonra Gürsel Tekin’in fikrini almak ve konuya ilişkin haber yaptırmak için kendisini aradım. Aramızdaki samimiyete dayanarak, “Hayırlı olsun, dün gece ipinizi çekmişler. Önce disipline verilip sonra da partiden atılacakmışsınız. Yeni Şafak’la anlaşmışlar. Eylül ayının ilk günlerinde Yeni Şafak manşetten haberi girecekmiş” dedim. Ardından da “Haber yapmak için aradım, olan bitene ne diyorsunuz?” diye sordum. Tekin, espri yaparak, “Barış hani sen (kısa bir ara) vermiştin. Tatilden mi döndün yoksa, boşver bunları, ciddiye alınacak şeyler değil” dedi. YENİ ŞAFAK OLMADI, SABAH VERELİM!!! Tekin’le yaptığımız konuşmaya, otelin sahibi de şahitti. Tam üç ya da dört gün sonra, Yeni Şafak Gazetesi, beni gecenin geç saatlerinde arayan kaynağımın dediği gibi, “Tekin’in ipi İzmir’de çekilecek” diye yazdı, hem de manşetten… Genel merkez içinde “Gürsel Tekin’i medya yoluyla bitirmeye ant içmiş olan üç kişilik koalisyon” ilk işinde başarılı olmuştu. Böylece, Tekin hakkında şaibe yaratmaya çalışmış, AKP’ci Yeni Şafak’ın da katkılarıyla konuyu gündeme oturtmaya çalışmışlardı. Ancak Yeni Şafak’ın yeterince etkili olmadığını gördükleri için, bu kez AKP’ci Çalık’ın Sabah Gazetesi devreye sokuldu. AKP’nin yayın organı Sabah Gazetesi’ne “CHP’de rant hesaplaşması” manşeti attırıldı. Sabah Gazetesi, iddiaların Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait kısmını “ayıklayarak” Gürsel Tekin’e vuran bir haber yaptı. TEK DERTLERİ KONGRELERDE ETKİN OLMAK Dün sabah saatlerinde beni arayan bir gazeteci dostum, sitemizde yer alan “Gürsel Tekin’e çirkin kumpas” haberini sordu. Genel Başkan Yardımcısı’nın PM Üyesi’ne yaptığı “ahlaksız teklif” üzerine konuşurken, “Bu daha bir şey değil, Tekin’i bitirmek için eski dostlar da devreye sokulmaya çalışılıyor. Genel merkez yöneticisi, akrabası olan medya patronu aracılığıyla Tekin aleyhine yazılar yazdırtacak. Tek dertleri, Tekin’i il ve ilçe kongrelerinde etkisiz hale getirmek…” dedim. Sonra da “arşivden” bir örnek verdim… Bu ekip Mehmet Sevigen’e de aynısını yapmıştı. Ekip, Sevigen’in Selenium Konutları’ndaki --hiçbir zaman tasvip etmediğim- ilişkilerinin belgelerini Vatan ve Milliyet’e vermiş, 29 Mart Yerel Seçimleri öncesi Sevigen’in istifasına yol açan süreci de böylece tetiklemişlerdi. Üstelik; bununla da yetinilmemiş, haberleri, “Gürsel Tekin’in yaptırdığı” yalanı yayılmıştı. BAYKAL GERÇEĞİ ARAŞTIRINCA Dönemin Genel Başkanı Deniz Baykal, haberlerin kimler tarafından yaptırıldığını ortaya çıkartmış, Tekin’in olayla hiçbir ilgisinin olmadığını ortaya koymuştu. Haberi yaptıran kişi; Bakırköy Belediye Başkanı olmak isteyen, ancak Sevigen’den destek alamadığı için kızan ve bu öfkeyle hareket eden bir MYK Üyesi’ydi. Aynı kişi; Sevigen’den destek istediği bir SMS’te, “Beni aday yaptır, soyadımı Sevigen olarak değiştireceğim” diye yazmıştı. Mehmet Sevigen o mesajı hala saklıyor… REZALET BİR DEĞİL Kİ; HANGİSİNİ YAZAYIM? İşte şimdi, Sevigen’e yapılan medya operasyonunun bir benzeri bu kez “oyuncular değiştirilerek” yeniden sahneye konuluyor. Tekin’in 12 Haziran öncesi arabasını tekmeletenler ve daha sonra genel merkezde bu kişileri kabul edenler, “ödül olarak” beş bin lira vermiş, bu ödül “seçim ofisi”nin açılmasında kullanılmıştı. Buna ilişkin bir ses kaydını Tekin’e ulaştırmak isteyen ve “Vicdanım rahat değil” diyen partili, Tekin tarafından reddedilmişti. Tekin, bu kişiye, “Bana sakın ve sakın ses kaydı falan getirmeyin” demişti. Böylece, arabayı tekmeleyenlerin 42 dakikalık ses kaydı, çekenlerin elinde kaldı… Tekin, seçim öncesi Pendik, Kartal ve Maltepe’ye aleyhine yazılar bulunan ve kendisini istifaya davet eden 400 pankartı kimlerin astırdığını da bilmesine rağmen, “Parti zarar görmesin” diye sesini çıkarmadı. Zira; pankartların asılmasında CHP’li bir belediyenin arabasının kullanıldığı deşifre olmuşken…. Tekin “Parti zarar görmesin” diye susuyor ama araba tekmeletip pankart astırtıp “itibarsızlaştırma” çabası içine girenler, durmuyor… Bu yüzden, Vatan ve Milliyet’in “Sevigen Operasyonu”nda deşifre olması yüzünden, “oyuncu değiştirme” de zorunlu hale geliyor. Yapılacak operasyonlar öncesi, şimdilik Yeni Şafak, Star ve Sabah’la “gündem yaratılmaya” çalışılıyor. TEKİN’İN KREDİ KARTLARI BİLE TAKİP EDİLİYOR Ama unutulan bir şey var; Gürsel Tekin, Mehmet Sevigen değil… Tekin, ne Selenium Konakları’ndan ev aldı, ne de bir belgeye imza attı…24 saati istihbarat birimlerince izlenen, telefonları dinlenen, oğlunun şirketinin hesapları didik didik edilen, zor durumdaki bir arkadaşına kullanması için verdiği kredi kartının ekstreleri bile medyaya servis edilen Tekin’in hayatı neredeyse “BBG EVİ” gibi herkesin gözü önünde… Bu yüzden, medya üzerinden bir operasyon yapabilmeleri, genel merkez içinde konumlanan ve medyayla ilişkileri iyi olan bazı kişileri “servis elemanı” gibi kullanmaları da Kılıçdaroğlu’nu etkilemeye çalışmaları da nafile… Bunun nafile olduğunu bilmelerine rağmen, parti içinde Gürsel Tekin’i tek engel olarak gören ve bu yüzden tasfiye etmeye çalışan üçlü grup -TROYKA- ellerinden gelen tüm çabayı göstermeyi sürdürecek. Tekin hakkında yalanlar uydurulacak, “Seçim öncesi 2 milyon dolara yeni ev aldı” denilecek, bu haberlerle Kılıçdaroğlu etkilenmeye çalışılacak. Kılıçdaroğlu bu tür dedikodulara prim vermeyince, devreye yine gazeteler sokulmak istenecek… TARAF’A YUTTURAMADILAR Bu yalan için, geride bıraktığımız aylarda, Taraf Gazetesi’yle irtibata geçildi… “Gürsel Tekin seçim öncesi, 2 milyon dolara ev aldı” diye servis yapıldı. Taraf’ın yaptığı araştırma sonucu, bunun yalan olduğu ortaya çıktı. Kozyatağı’nda ev alan kişinin CHP’li olduğu, ancak evin, “Kılıçdaroğlu’nun da tanıdığı adı da Gürsel olan” başka bir işadamına ait olduğu anlaşıldı. Taraf Gazetesi bunun üzerine, kendisine bilgi getiren kaynağına “Haber doğru değil, yayımlamayacağız” dedi. O kaynakla ilişkisini de kesti… Yukarıda da yazılanlardan ortaya çıktığı üzere, YENİ CHP’de “eski’’ alışkanlıklar sürüyor. Politika üretmek yerine Gürsel Tekin’i “bitirmek” için kafa yoran ve AKP’ci medyaya sığınan üç kişilik grubun attığı her adım deşifre oluyor… Öyle beceriksiz ve çaresizler ki; onlar ne yapsa, bilgisi anında sitemizin haber merkezine geliyor… Ben de doğal olarak yazıyorum… Çünkü; CHP içinde olup bitenleri okurlarımız merak ediyor… CHP’yi sarsan “Gürsel Tekin’e çirkin kumpas” da bu haberlerden sadece biriydi… * * * * * Devamını okumak için tıklayınız... Yükleniyor...
|
|