BDP'li Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, iki çocuğuyla , Arapça, Süryanice'yi de resmi dil olarak belirlemelidir. Bölge meclisi ile merkezi meclis arasındaki bağı anayasa sağlayacaktır. Bölge meclisi anayasaya aykırı bir şey yaparsa bu anayasa mahkemesinde görülecektir. Bölge meclisi ülke meclisine kanun teklifinde bulunabilecektir" diye konuştu.
"ANADİLDE EĞİTİM PAZARLIK KONUSU YAPILMAMALI" Anadilde eğitimin pazarlık konusu yapılmayacak kadar önemli olduğunu belirten Baydemir, "Anadil konusu masalarda pazarlık konusu yapılması ahlaki değildir. Seçmeli mi ders olsun deniliyor. Sen kim oluyorsun bu senin haddine mi benim dilimin nasıl kullanacağımı sen mi karar vereceksin? Bu çok ayıptır. Mevcut iktidar, 80 yıllık Kemalist iktidar milletin anasını belledi. 20 yıl sonra gelecek iktidar da, bu iktidar bu perspektifini sürdürürse onlar için de aynı şeyi söyleyecektir. 70-80 yıl yaşanmışlara rağmen bu halk seninle birlikte yaşamak istiyorsa öpüp başına koyman lazımdı" dedi.
"KÜRTÇE SORUYORUM, TÜRKÇE CEVAP VERİYORLAR" Yaklaşık 20 yılını bu davaya verdiğini, ancak bugün çocuklarının kendisiyle Kürtçe konuşamadığını söyleyen Baydemir, "Miryan Zar ve Diyana adındaki çocuklarım kreşe başladıktan sonra benimle tek kelime Kürtçe konuşmuyorlar. Ben Kürtçe soruyorum onlar Türkçe yanıt veriyor. Onlar Türkçe soruyor, ben Kürtçe yanıtlıyorum. Bu bir zulümdür. Yarın okula başlayıp, ?Türk'üm, doğruyum, çalışkanım' diyecekler. 20 yılımı bu davaya vereceğim, çocuğuma kendi dilimi veremiyorum, bu zulümdür. Polis ve savcıların bunu bilip empati kurması lazımdır. Biz Türk değiliz, biz Kürdüz kendi dilimiz ve kimliğimiz ile bu ülkenin parçası olarak yaşamak istiyoruz. İsterseniz KCK ve bölücü olarak cezaevine koyun. Bundan sonra ha cezaevinde yaşamışım, ha ölmüşüm fark etmez" ifadelerini kullandı.