Operasyonun kod adı şöyle:
“Telefonu dinlenmiş insanın ruh halini anlama deneyi...”
Cesaretiniz varsa ve hazırsanız; başlıyoruz.
* * *
Önce çok güvendiğiniz bir arkadaşınızı bulacaksınız.
Onunla anlaşıp, birbirinizin telefonunu dinleyeceksiniz.
Sakın, illegal yollara başvurmayın.
Sadece birbirinizle yaptığınız telefon konuşmasını dijital bir teyple kaydedeceksiniz.
Dikkat etmeniz gereken kural şu:
Mümkün olduğunca rahat olacaksınız. Yani, sesinizin kaydedildiğini düşünüp, tetik vaziyetine geçmeyeceksiniz.
Konuşmanızda o malum “Yani”ler, “Mmmm’lar”, “Şeyy’ler”,
O normal cümle düşüklükleri, yarıda kalmış cümleler...
Artık günlük dilin en masum ifadeleri haline gelmiş olan “H...stir”ler”,
Hayatın şeyleri haline gelmiş olan küçük dedikodular, masum beyaz yalanlar;
Başkaları, hatta en yakınlarınız hakkında atıp tutmalar...
Bunlardan hiç feragat etmeyeceksiniz.
Bu konuşmayı kaydettiniz mi?
Şimdi arkadaşınızla oturup, teybi geri alacak ve kendi sesinizi dinlemeye başlayacaksınız.
Ne mi olacak?
Kıdemli bir telefon mağduru olarak söyleyeyim.
Sesiniz kulağınıza çok tuhaf gelecek.
Benimki bana domuz böğürtüsü gibi gelmişti.
Konuşmalarınızdan utanacaksınız.
Türkçenizin ne felaket olduğunu fark edeceksiniz.
En önemlisi de o tetiği düşürülmüş ruh halinizdeki en masum muhabbetin ne kadar felaket bir şey olarak görülebileceğini keşfedeceksiniz.
(Devamı Hürriyet'de)